3 Ocak 2013 Perşembe

Bir kadın.. Annem..


Siz şıkı şıkı dansını bilmezsiniz. Annemin öğütleri arasındadır kendisi. Tüm vücudunuz haraket eder ve o kadar salak gözükürsünüz ki ister istemez kendi halinize gülersiniz.. Haraket ettiğiniz için sağlığınıza, kendinizle alay ettiğiniz için psikolojinize iyi gelir şıkı şıkı dansı. Bu dans annemin durup dururken kalkıp babamın karşısında "haydi şıkı şıkı" diyerek dans etmesiyle ortaya çıktı. Babam TV karşısında yine odaklanmış, hiç ses çıkarmadan otururken, annem babamı itti, kaktı, olmayınca geçti tv'nin karşısına başladı garip garip haraketlere.. "Kooçç için geçti hadi kalk dans et" diyip, koyun koyun da bakmaya başlayınca resmen yerlere yatıp gülmüştük abimle. Babam da katılmıştı gülmekten. Normalde olsa herkes sinirlenir böyle bir harakete, yani nefes aldır be kadın, bi TV keyfimiz var der di mi? Ama babamın geçirdiği rahatsızlıklardan sonra annem babamın sessiz sakin oturmasına dayanamıyordu, evdeki sessizlik yerine herkes gülsün diye hemen bişi icat etmiş hem nefes nefese kalmıştı hem de kendini asla unutmayacağımız o hale sokmuştu :) Şıkı şıkı dansında bacaklar omuz hizasında açılır, dizler bükülür, kollar  90 derece açıyla kıvrılıp eller üst üste gelecek şekilde başlanır sallanmaya. Benzeri yok, bu annemin icadı, patenti alalım diyoruz da bu haraketleri noter huzurunda yapabilecek bir yiğit bulunamadı daha.. :))


Çok özel bir kadındır annem.. Çok güçlüdür, gururludur, düşüncelidir, inançlıdır, komiktir.. Küfür eder ara sıra ama siz alınmak yerine yerlere yatarsınız gülmekten. Hiç olmadık yerlerde sessiz sessiz geldiklerinden sizi nefessiz bırakırlar gülmekten.  Yumrukları nedense hep sıkılı yürür, "size bişi yaparlarsa hemencik çakarım ağızlarına" diye açıklar yumruklarını. Bi de o yumruk ara ara sıkılıp, "koç sen şimdi ban çay koyuyor musun koymuyor musun?" diyip bir yandan gülüp, bir yandan muzip muzip bakar. Sonra bana dönüp "erkeklere yüz vermiceksin" diyip göz kırpar. Sabırlıdır, yıllar yıllar önce ergenliğin tavan yaptığı sırada ben ona "seni sevmiyoruuumm!!" diye bağırırken, o bana ben senin hem annen, hem de en yakın arkadaşınım diye sabırla sarılmaya çalışırdı. (My mom rocks! ;))

Fotoğraflar resimler, videolar bir yana bizim ortak bir defterimiz var. O İzmir'de olduğunda bu deftere benim için öğütlerini yazıyor, o İzmir'de olmadığında ben ona özlemlerimi.. Dün yine açtım defterimizi.. Yazıların çoğu kadın programlarında ya da gazete de fln okuduğu sağlıklı yaşam formülleri, öğütler.. Örneğin bir keresinde maydonoz kaynat ve suyunu iç. Ödem atarsın yazıyordu. Spora giderken hocam sürekli sende ödem var, vucuttan yağ değil suyu atıcaz diyince annemin önerisi aklıma gelmişti. Spordan sonra eve gidip maydonoz kaynatmıştım. Kaynatmaz olaydım. O ne çirkin bir koku ne çirkin bir tat.. Tabi ödem atar. Bir lokma içtikten sonra, ağzımdaki tadı atabilmek için nerdeyse üç litre su içtimiştim. Annemin maydanoz önerisine aynen bunları yazmışım, "annem, sayende 3lt su içtim, bu yazıya başladığımdan beri de iki kez wcye uğradım. Ah be kadın Seda'da duyduklarını Mehmet Öz'la karıştırmasan ben de senin kurbanın olmasam artık" :))

Sadece sağlık için öğütleri yok tabii ki annemin.. İş için, arkadaşlık için, aşk için.. İş için son zamanlarda senin bir tane ailen var kızım, onlar iş verenin, iyi olsunlar ama sen de ol artık diyip duruyor. Arkadaşlık için, seni geliştirmeyen, seni desteklemeyen, sana güven vermeyen arkadaşın sayılmaz, ne çok  insanla arkadaş olur insan ne de azıcık insanla der annem. Yıllar yıllar önce bir kez aşık oldum diye evi yıkmıştım. Daha 18 yaşında falandım sanırım. Abim çocuğun daha önceki halini bildiğinden ve "abi" olduğundan "ölsem izin vermem, hemen biticek bu ilişki" diyince ben evde "nayıııır, nolamaz" modunda ağlamaya başlamıştım. O zaman annem gelip, ciddi ciddi "kızım, şu an tam yaşındasın, tabi ki heyecanlanacaksın, hoşlanacaksın ama üzülmemelisin, bunlar osuruk aşkı, önce kokusu çok yoğun gelir sonra bir iki savurursun bakmışsın geçmiş, bakmışsın geçince daha rahat nefes alıyorsun" demişti. Resmen bakakalmıştım anneme, sonra da "ay aşık oldun yaniii" diyip, sarılmıştı. İkimizde kıkırdamaya başlamıştık. Abimin izin vermediği ilişkiye annem de izin vermemişti tabii ki, ama ayrılacaksın demedi hiç. Sen zaten onu istemeyeceksin dedi. Ben anlatmak istediğimde dinledi, anlattıklarıma dikkat etti. Çaktırmadan takip etti, sonra bir gün "anne ben onu istemiyorum" dediğimde, gülümseyip "biliyorum" demişti. En son bayramda gittiğimde annee "ben galiba birini seviyorum" diyince de aynı şeyleri hatırlatıp bir güzel güldü. "Osuruk aşkıdır kızım o, eğer sevseydin anlatmak için bizim yanımıza gelmeyi beklemezdin ve ondan bu kadar kolay vazgeçmezdin" dedi. Yine haklı çıktı tabii..

Özledim annemi.. Haftaya yanında olucam..Sarılıcam, gülücem onunla.. Ve bir gün osuruk aşkı olmayan birine oğlum dediğinde, ben de onun gibi bir anne olucam.. Komik, değişik, gerçek bir dost..

 
 İyi ki benim annemsin! Gururumsun!

Buket

13 yorum:

  1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim :) Allah hepimizin ailesine uzuunnn ömür versin..

      Sil
  2. Çok güzel bir yazı olmuş....Duygulandım....(

    YanıtlaSil
  3. bu arada şu yorum onaylama şeysini kaldırman için, annene rüşvet versem bununla ilgili bişey yazar mı deftere acep...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya blog dünyasında çok yeni olduğumdan güvenemiyorum :) noluurr nolmaz.. ama senin yorumların hiç düşünmeden onaylanıyor ;)

      Sil
    2. Tamam yorumlarımız hemen yayınlanmasın, siz denetleyin..ama kelime doğrulamasını kastetmiştim ben. hani robot olmadığınızı kanıtlayın diyor ya...

      Sil
    3. Tamam onu da öğrenmiş oldum :) Ve kaldırdım, yani umarım kaldırabildim :s

      Sil
  4. Ahh ne güzel bir yazı olmuş. Anneciğin çok şanslı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben ondan daha şanslıyım sanırım :)

      Sil
  5. cok guzel bir yazi olmus.Allah hepimizin ailesine uzun omurler versin.ellerinden operim annenin.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...