2 Haziran 2013 Pazar

Diren Türk Milleti!!

Konuşmak çok zor. İlk kez hislerimi nasıl anlatmam gerektiğini bilemiyorum. İlk kez bu kadar yalnız, bir yandan da bu kadar bütün hissediyorum.

Siz de biliyorsunuz İstiklal’de olan olaylar aslında son bilmem kaç yılın birikimiydi. Dün, 1 Haziran 2013’de tüm Türkiye bir oldu, ayaklandı, şehirler yollara döküldü ve hep bir ağızdan “artık yeter” diye bağırdı. Bağırmak hafif, dün Türkiye çığlık attı!

Hala aramızda bir park, birkaç ağaç diyen varsa lütfen gözlerini açsın. Eğer o protestocular zor kullanmayla değil, orta yolu bulma çabasıyla ikna edilseydi, 80 milyon Türkiye’yi iki üç insan bencilce, umursamazca yönetmeseydi, muhalefet iktidara yapması gerektiği gibi sen ne yapıyorsun? diyebilseydi ve kanallar bunların her birini korkusuzca yayımlasaydı, bugün çok farklı şeyler konuşuyor olurduk. Sizi bilmiyorum ama ben milletimle gurur duyarken, devletimin yaptıklarından utanıyorum. 


Çocukken polislerin bizi koruyan melekler olduğuna inanırdım. Onlar ölmezdi, batman gibi hep aynı kıyafetleri giyer, siz darda olduğunuzda yetişirlerdi. Büyüdüğümde “korumak” için para alan memurlar olduklarını öğrendim. Ve bugün, polislerin vicdansız, beyni yıkanmış insanlar olduğuna canı gönülden inanıyorum. Panzerler insan eziyor, üstünde insanı hedef almayın yazan gaz bombalarıyla insanlar avlanıyor, ellerindeki coplarla yerlerde insanlar dövülürken, yanlarındaki akp yandaşları sobalarıyla onlara eşlik ediyor ve biri de bir kasklı lacivert giysili emir kulu "dur ne yapıyorsun?" demiyor. Şimdi bana biri de o insanların Müslüman olduğunu söylesin. Onlardan biri çıksın senin inandığın dua ettiğin Allah’a ben de inanıyorum desin. Benim başım açık değil, 5 vakit namaz kılmıyorum, ramazanda çok nadiren oruç tutabiliyorum. Ama ben bir insana zarar verdiğim anda ondan çıkan ahın benim peşimi yıllarca bırakmayacağını, o vicdanla saniye uyuyamayacağımı çok iyi biliyorum. Ben insan sevgisinin Allah’tan geldiğine ve bir güler yüzün binlerce orduya dur diyeceğine inanıyorum. Peki siz kendini koyu müslüman, bizleri sapıtan gençler olarak görenler?  Siz neye inanıyorsunuz? Yanınızda polis dövüyor, hiç düşünmeden zarar veriyor, yalnız bir kişiye 10 kişi tekme tokat, nefretle saldırıyor. Bunları izleyip hak ettiler mi diyorsunuz? Pardon da kime bu nefretiniz? Kiminle savaşınız! Neden bu saldırı? Bırakın insanlar düşündüklerini belirtsinler, bırakın hislerini paylaşsınlar, bırakın istedikleri gibi yaşasınlar. Kimseye zarar vermeyen insanlara zarar vermek, onları önce suyla sonra gazla, copla kışkırtmak ne demek. Şimdi bu yazıyı okuyanlar arasında polis tanıdığı, hatta kendisi polis olan biri varsa söylesin lütfen. Karşınızdaki anneniz olsa da amiriniz emir verdi diye o cobu ona vurur muydunuz? Siz emir aldınız diye kalbinizi, vicdanınızı çöpe atıp sokaktaki insanlara zarar verip, nasıl uyuyorsunuz? Bir de sakalını uzatmış, saçlarını kapamış Müslüman diye geçinip şu görüntülere ses çıkarmayanlara, destekleyenlere soruyorum! Kuran'ın neresinde bir insana şiddet uygulamanın, hak yemenin sevap olduğu yazıyor!! Tek başına bulup saldırdığınız insanlar size ne yaptı! Nasıl uyuyorsunuz bilmiyorum, ama tüm içtenliğimle yaptıklarınızın hepsinin en kısa zamanda sizin ya da en sevdiğinizin başına gelmesini ve insanların ne çektiğini anlamanızı diliyorum! Allah hepinize vicdan nasip etsin!! 

(Videonun sonuna kadar bekleyin! Polisimizin ne kadar vicdanlı olduğunu görün!) 

Konuşamıyorum diye başladım ama belki de istediğim kadar konuşamıyorum demem gerekirdi. 

Türkiye’yi birleştirdin “Sayın” Başbakan! Sen şımarık şımarık, "biz neler yapacağız siz kimsiniz" tavrınla, tüm Türkiye’yi, dünyadaki tüm Türkleri, Atatürk hayranlarını birleştirdin. Türkiye’yi kuranlara iki ayyaş, bizlere de “son zamanlarda amaçlarından sapmış gençler” dedin. IMF borcunu sildik dedin, dış borcu rekora çekip, bir de içeride vergilerden yaşanmaz hale getirdin. Terörü durdurma aşamasındayız dedin ama bize bilmem kaç yıldır devam eden, daha geçen senelerde her yerde patlamalar yaratan terörün bu kadar kısa zamanda nasıl çözüldüğünü anlatamadın.  Suriye'ye artislik yaptın, ülken yerle bir oldu, insanların senden nefret etti, sen elini kolunu sallaya sallaya “gezi parkında bir iki insan” diye tabir ettin. Türkiye’nin %50’si benim dedin! Peki sana görevini hiç mi anlatmadılar?. Sen Türkiye’nin Başbakanı olarak seçildin. Ha nasıl seçildin, kimler sana oy verdi inan bilmiyorum, zaten onlar da kayıp. Polislerin yanlarında gördüğümüz sopalı sakallı gençler olabilir. Ya da bir jipten inen 5,6 kara çarşaflı kadın. Her şeye rağmen eminim sıfatın “oy aldığı kadarının başbakanı” değildir.

Dün, bugün, kimsenin yan yana bile getiremeyeceği insanlar bir oldu.. Her maçında olay çıkaran taraftarlar, siyasi görüşleri farklı, baş örtülü, dudağı piercingli, transeksüeller, öğretmenler, hayat kadınları, askerler, öğrenciler, iş adamları, sanatçılar, ev hanımları, otobüs şoförleri, çocuklar.. Herkes bir aradaydı ve tek bir ağızdan istiklal marşı söyledi. Bizim için anlamı olan tek tını kulaklarımızdaydı, hala öyle ve hep öyle olacak..


Evet şu an durum cidden korkutucu ama unutmayın. Laz, Çerkez, Abaza, kürt, alevi, ne olursanız olun, biz hepimiz Türk’üz! Bir olalım, sağlam duralım ve bu günleri asla unutmayalım! 

Ey Türk gençliği!

Ey Atatürk çocukları! 

Allah hepimizin yardımcısı olsun!

5 yorum:

  1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  2. Merhaba ,ilk defa bugun gordum sitenizi manti tarifi ararken ve cok beğendim,ozellikle de bazi dusuncelerinizden dolayi sizi tebrik ediyorum,her yerde rabia işaretleri varken sizin bir Ataturkcu olmaniz beni inanin cok mutlu etti,Italyadan sevgi ve saygilarimi iletiyorum.:-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim :)) İtalya'ya kocaman sevgiler! :))

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...