28 Eylül 2013 Cumartesi

Eğlencelikler yoksa yokum arkadaş! ;))

Son zamanlarda katılmadığım aktivite kalmadı. Evlenme mi teklif edilecek? Nişan mı yapılacak? Söz, düğün, kına? Yok yok bekarlığa veda! Hepsinde ordaydım. (valla ondan yazamadım onca zaman ;)) 

Anladım ki bu anlar güzel anlar, ama güzel oldukları kadar da stres dolu. O kadar yapılacak iş kalıyor ki insanlara eğlenmeye zaman bulamıyorlar. İşte tam da o anda onları sevenler devreye giriyor! ;) 

Bu güzel anları o insanlar için daha güzel yapmak aslında çok kolay. Minik bir masa, kartonlarla yapılmış minik eğlencelikler ve tabi ki sürpriiiizzz! Uzun zamandır DIY yapmamıştım. Fırsat bu fırsat, ben çok eğlendim sıra sizde ;) 

Fark etmişsinizdir eğlencelerde artık havai fişeklerden, balonlardan çok ellerde minik maskeler, ufacık pankartlar, yakalarda sıfatlar dolaşıyor. Bunları yapmak da inanılmaz kolay..  Tek ihtiyacınız olan rengarenk kartonlar. Temanız neyse ona uygun kartonlar alın, üstüne yazmak istediklerinizi yazın ve arkasına aşağıdaki şekilde kilitli iğne takın.  


Pankartlar için siyah karton üstüne tebeşirle yazı yazabilirsiniz. Çucuklar için çöp şiş çubukları da alabilirsiniz. ben Alsancak Chicken'dan rica ettim, 5-6 tane yetti ;) Tekrar teşekkürler Chicken, iyi ki varsın :))  

 Aynı mantıkla bir sürü şey yapıp sevdiklerinizi mutlu edebilirsiniz. Hem bunları sadece düğün müğün için değil, doğum günleri gibi diğer özel günlerde de kullanabilirsiniz. Ama ben çizemem kartona derseniz, alın açık renk bir karton, bilgisayar ekranına yapıştırıp kopyasını çekin canım ;)) Ee birazcık kopyadan kimseye zarar gelmez :))


Bu kadar kolay şeylerle çok güzel bir eğlence, unutulmayacak bir anı bırakabilirsiniz sevdiklerinize.. Yani biz bıraktık diye umuyorum ;). Ofisimizin kıdemli çalışanı Burçin kızımızın bugün düğünü var. Ondan önce ona minicik kendi aramızda bir parti yaptık. Bir de pizza söyledik.. Kendi kendimize çocuklaştık, eğlendik işte ;)

 Hazırladık masamızı.. Rengarenk bardak ve çatallarımız, minicik ışığımız, kızımız için kemeraltından aldığımız "bride to be" eğlencelikleriyle masamız rengarenk oldu ;))


 Hepimizin bir sıfatı var. Biri Bride (gelin), biri Engaged (nişanlı) biri Dreamer (hayalperest). Bilin bakalım Dreamer kimin yakasındaydı ;))

İşte kızımız.. Böyle güzel ve sevimli :)) 
(bi de yüklemeleri yapılmadığında görün tabii siz onu ;)) 


Hadi durmayın!! Mutlu edin, mutlu olun ;)) 
Çooook güzel bir hafta sonu olsun.. 
Buket 

14 Eylül 2013 Cumartesi

Öylesine..

Geçen Akçakoca'dayım... Annemle mutfakta çay keyfi yapıyoruz.. Bana ne dese beğenirsiniz..

"Bazen oturuyorum böyle. Alıyorum çayımı. Bulutlara bakarak hayal kuruyorum. Bak mesela orda kocaman bir kurt var..  Araba kullanıyor.. Bak bak hemen kocaman adamın yan tarafında.. Hemen şu tarafta.."


Annem benim.. Meğer o da bulutlara bakıp hayal kuruyormuş. Alıyormuş çayını, bulutları birşeylere benzetip benzetip kıkırdıyormuş.. Şaşırdım duyunca. Bilmediğim neleri var kim bilir annemin.. Kim bilir ne kadar benziyoruz annemle..
Annem benim...

Buket

11 Eylül 2013 Çarşamba

Benim de Meleğim var.. Adı Özlem ;)

Sanırım kendim için yaptığım en iyi şey bu bloğu açmak, hiç düşünmeden yazmak, bazen isyan etmek, bazen geyik yapmak ama en çok da kendim gibi insanlarla dertleşmek, onlarla birlikte hayal etmek oldu.. Burda öyle güzel insanlarla tanıştım ki..

Bugün o insanlardan biri beni mutluluktan zıplattı, hoplattı, hatta aşağıdaki sevimli mi sevimli ördeğe sarılıp ufak çaplı bir dans etmeme bile neden oldu :)) 


Yok çekiliş falan kazanmadım. Zaten o tip şeylerde hiç şansım da yoktur. Aslında her şey Özlem’in instagram hesabında gördüğüm bir resmiyle başladı. Ona bir arkadaşı kitap hediye etmiş. Bence bir insana verilebilecek en güzel hediyedir kitap.. Tshirt’e, parfüme, çantaya ihtiyacı varsa alır insan.. Neden bunları hediye olarak istesin ki? Ama bir kitap… İnsana bir dünya hediye edersiniz. Sanki “al senin hayatın da bu kadar güzel olsun der gibi”.. Neyse ben kitap hediyesini görünce ne yalan söyleyeyim gayet kıskandım.. Beni bir kitapla mutlu edeceğini bilecek kadar beni tanıyan etrafımda kimse yok mu yahu diye düşünürken Özlem’le konuşmaya başladık.. Ben üzgün üzgün yorum yaparken, Özlem beni mutlu etmek için bir yandan adresimi araştırmaya başlamış. Sonsuz bunu bilmenin bile beni mutlu edeceğini bildiğinden de hiç düşünmeden bana söyledi.. Tahmin ettiği gibi o bile çok mutlu etmişti.. Mailleştik Özlem’le, adresimi verdim, o da bana verdi.. Bu aralar düğünler, evlenme teklifleri bir o yana bir bu yana koştururken unutuvermiştim konuşmalarımızı. Sabah kargo gelince resmen zıpladım, hopladım.. Kitabım geldiiii diye sallana sallana kargoyu açarken içinden bir de Ördek çıktı J Öyle güzel öyle sempatik ki.. Ona her bakışımda kendine özel ses tonuyla "heeeyy gülümse" diyecek, ben de onu dinleyeceğim.. :)


Sanırım ben çok sevinince duygularımı tam olarak anlatamıyorum. Yahu dur, bir kitap bir ördek, neden bu kadar sevindin derseniz, nedeni sizi hiç tanımasa da sizin mutlu olmanızı isteyen insanların olması.. Bu biblo benim için altın değerinde.. Baş ucuma koyup her sabah gülümseyerek uyanıcam sayesinde.. Kitabı ofiste açıp okumamak için zor tutuyorum kendimi.. Biliyorum ki daha okumamış olsam da bu kitap bana çok çok iyi gelecek... 




Tabii ki kargo elime geçtiğinden beri sürekli Özlem’e  msj atıp teşekkür ediyorum.. O benim her mesajıma tüm içtenliğiyle “seni mutlu etmek beni de çok mutlu etti, gününe neşe kattıysam ne mutlu” diyor.. Hiç tanımadığı bir insanı mutlu etti.. Hem de hiç beklentisi olmadan.. Keşke herkesin hayatında bir sürü Özlem olsa.. Benim hayatımda bir tane var.. Ve ben onunla tanıştığım için çok şanslıyım, çok mutluyum.. Her şeyin en güzelinin senin olmasını diliyorum Özlem... Hıı kim mii bu Özlem? Kendisi benim Meleğim.. :))  Çoook teşekkür ederiiiim.. Hem de çok.. :)



(Özellikle bugün çok mutlu olan) Buket ;))

2 Eylül 2013 Pazartesi

...


Neden mi?

Kalbine yakışmayanlar,
Kalbine yanaşmayanlar..

Hepsinin ucunda birazcık yalnızlık var..
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...