17 Eylül 2012 Pazartesi

Sangria hikayesi ve tarifi..

Ünlü bir İspanyol içkisi olan Sangria 1800'lü yıllarda Gria Saldavore tarafından bir akşam yemeği esnasında ortaya çıkmış. Her zamanki gibi şarap üretimi için saatlerce şaraphanede kalan Gria, eve geldiğinde yemek masasında karısını dopdolu hazırlanmış sofrada, kocasının hemen sağında kalan sandalyede, elleri çenesinde oturur halde bulmuş. Saatin farkında olmayan Gria, karısının saatlerdir o masada kendini beklediğini fark ettiğinde karısını hoşnut etmek için yeni mahsül şarabını bir çırpıda elindeki çantadan çıkarıp, masaya koymuş. Karısı, Gria'nın bunca uğraşının tek nedeninin geçimlerini sağlayabilmesi olduğunun bilincinde olmasına rağmen, aşık olduğu kocasının sürekli kendisinden uzakta olmasından mutsuz, kocasıyla göz göze gelemeden elinden şarabı almış ve şarabı bardaklara doldurmaya başlamış. Gria hemen yerini alıp, kadehini karısına kaldırmış. Karısı aldığı ilk yudumu kocasının hatırını kırmamak için yutsa da şarabın ekşiliği güzel yüzünü buruşturmuş. Gria saatlerce kaldığı şaraphanede karısını gülümsetebilecek bir şey üretemediği için önce üzülmüş, sonra bir anda kalkmış sandalyesinden. Güzel karısının minik ellerinden şarap bardağını alıp masanın ucunda olan meyve tabağına ilerlemiş. Önce Portakallar çarpmış gözüne, bir kaç tanesini doğrayıp, bazılarının suyunu sıkarak şarabın içine atmaya başlamış. Karısı şaşkın şaşkın bakarken, Gria karısına dönüp, "söyle güzel karım, en sevdiğin meyve nedir" demiş. Karısı "çilek" demiş hiç düşünmeden. Gria karısına gülümseyip bol bol da çilek doldurmuş şarabına. Meyve tabağında kalan armutu da hiç düşünmeden bir çırpıda doğramış ve şarabın içine atmış. Eline aldığı şarap sürahisini karısının gözlerinin içine bakarak sallamaya, meyvelerle şarabı bir güzel karıştırmaya başlamış. Sonra icadından emin, bardağa şarabı doldurmuş ve karısının minicik ellerine teslim etmiş. Karısı şaşkın şaşkın bir yudum almış.. Gria karısının yudumu ağzında bir süre bekletip sonra yutmasını heyecanla izlemiş. Gözlerini karısının tepkisini kaçırmamak için bir saniye bile karısından ayırmayan Gria, karısının önce tebessümünü, sonra tüm yüzünü kaplayan sevincini görünce içkiyi beğendiğini anlamış. Yemeklerin hazır olduğu masada hemen yerine geçen Gria kendine de aynı şaraptan doldurmuş. Aldığı tadın keyfine vararak saatlerce karısıyla sohbet edip, şarabını yudumlayan Gria, onca saat kaldığı şaraphanede neyin eksik olduğunu anlamış.. Aşkı eksikmiş. Sevgilisi..

Karısını mutlu etmek için uydurduğu şarap önce ailelerinin, sonra komşularının, sonra köydekilerin masalarının vazgeçilmezi olmuş. İyice ünlenen şarap bir gün krala sunulmuş. Şarabın tadını çok beğenen İspanya kralı, VII. Fernando, bu şarabı yapanı tez vakitte krallığında görmek istemiş. Şatoya giden Gria, Kralının şarabı daha da seveceğini düşünüp, şarabın hikayesini anlatmış. Kral hoşnut bir şekilde Gria'yı dinlerken şarabın adını sormuş. Gria mahçup mahçup "şarap" diyebilmiş. Hikayeden çok hoşlanan kral, Gria'ya "bu şarap ayrı olmalı ama" demiş. "Bu şarap senin ve karının olmalı.. Peki karının adı ne" demiş? Gria yüzünde güller açarak "Sandra" demiş kralına. Kral da gülümseyip, "iş önemlidir Gria, ancak, karın, hayat eşin, ismini duymanın bile yüzünün güldürmesine neden olan varlık her şeyden önce gelir. En güzel eserinin adı onunla başlamalı, seninle bitmeli" demiş ve kadehini "SanGria" diyerek kaldırmış..

Yüzünüzde hafif bir tebessüm oluştu mu? Yoksa hala bu kız ne anlatıyor yine diye mi bakıyorsunuz bilmiyorum? Bugün, bu yazının tek amacı huzurlu, güzel, eğlenceli geçen bir hafta sonundan sonra pazar keyfinize keyif katmak. O yüzden önce sizi gülümsetebilecek bir hikaye sonra da keyifle içebileceğiniz bir içki hazırlayalım dedik.. Ya da gelin birlikte hazırlayalım.. Üşenmenize gerek yok, pek miskin pazar günü için bile çok kolay bir tarif.. 

Malzemelerimiz;


Sangria'yı ilk kez Barselona'da patronumla içmiştim. La Rambla caddesindeki kafelerde nerdeyse herkesin masasında vardı. Malum oranın içkisi. Orda anlattıklarına göre, aslında Sangria meyvelerin şarap içinde bir gün bekletilmesiyle elde ediliyormuş. Şarap içine asıl tadı veren meyve Portakal olduğundan hiiçç bekletmeden teşekkürler teknoloji diyip portakal suyu kullanıyoruz. Tadı hiç fark etmiyor. 
Onun dışında meyve tercihi tamamen size kalıyor. Şeftali, kayısı, çilek, biraz ekşimsi isterseniz limon bile.. 

Meyve suyuyla karıştıracağınız için çok da pahalı ve aromalı bir şaraba gerek yok. Köpek öldüren olmasın yeterli :)

Meyveleri hazırlıyoruz, (yani kuzimin minik elleri hazırlıyor ;)) 


Sürahimizi dolduruyoruz çileğimizle... 

(Önden çıkan ellere dikkat, bir gün halkını selamlayacak;)) Teşekkürler Pınar:)) 


Armutlaarrr..


ve buzlarr..



Önce sürahinin yarısından azını portakal suyu ile dolduruyoruz.. 


Sonra şarabımızı doldurmaya başlıyoruz. 


Sürahiyi bol bol sallayıp, birazcık buzdolabında tutuyoruz içkimizi. 

Her şey hazırsa haydi sofraya ;) 


Yanımda olan olmayan tüm sevdiklerime iyi hafta sonları... 
Bi de yanımda olmayanlar.. 
Ben sizi çok özlüyorum..  

Ps.: Bu yayında bahsi geçen Gria ve Sandra hikayesi tamamen tarafımdan uydurulmuş ve içine itina ile bol bol ima serpiştirilmiştir ;)  Aslında kesinlikle böyle bir hikayeyi hak eden bir içki. Denemediyseniz şiddetle tavsiye ederim. 
Yüzünüz gülsün diye hikayeyi uydurdum ama VII. Fernando gerçekten o dönemin kralı. Yani Fernando dendiği anda akla hep pembe dizilerdeki fakir kızın zengin manitası gelir. Hani şu aynı zamanda pek yakışıklı olan. Bu Fernando çirkin mi çirkin bir kral.. Gerçekler işte, naparsınız.. 

13 yorum:

  1. Minnoşko! Daha geçen gün diyordum ki "millet evde bile yapmaya başladı biz daha tadamadık bile!" :) ahah tarif süper, hikayeye ise bayıldım! koşa koşa Mukan'a anlatacaktım ki alltaki minik notunu gördüm :D delisin sen ya..ahah olsun benim için Sangria'nın hikayesi artık budur! ;) tarifi de yeni evde deneyeceğim ki geldiğinde ayıp olmasın ;)

    YanıtlaSil
  2. Teşekkürler İnciimm :) Dene dene, eminim çok seveceksin. Hem hayat içince güzel be İncim. Hele ki keyifli içkiler içince pek daha bi güzel ;))

    YanıtlaSil
  3. hemen denemem lazim.fikirlerimi yazarim.hadi gidipde deneyeyim...Aylin

    YanıtlaSil
  4. en nihayetinde denedim.guzel bir tadi vardi

    YanıtlaSil
  5. güzel hikaye
    isminin anlamını da öğrenmiş oldum böylece

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şey bu hikaye birazcıcık benim uydurmam :)
      Çok severim Sangria'yı da daha özel olsun istedim hikayemle..

      Sil
  6. Hikaye Şahane ....Benim içinde Sangria'nın hikayesi budur artık...
    Küçük bir notum var,ben mutlaka meyveleri şarap içinde bir gÜn bekletiyorum,sonra içine bir bardak votka ve bir şişe de gazoz ilave ediyorum...Tavsiye ederim (bu arada Sangria'am Arkadaşlarım Arasında çok ünlüdür)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Begendiysen ne mutlu banaaa :))
      ilk yapisimda tavsiyeni deneyecegim.
      Afiyet olsun o zaman ;)

      Sil
  7. Bundan böyle benim için Sangria'nın hikayesi budur,bayıldım ...
    Ben bir gün önceden meyveleri şaraba yatırıp bekletiyorum mutlaka.Ertesi gün içine bir Çay bardağı votka ve bir şişe gazoz ilave ediyorum ..Şahane oluyor tavsiye ederim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ohhh mis valla.. Tavsiyelerinizi kesinlikle deneyeceğim. :)

      Sil
  8. Yarın kızımın okulunda ülkeler partisi için Sangria yapmayı planlıyordum,hikayesini okuyunca çok hoşuma gitti,hele hele sizin hayalgücünüzün etkisi olduğunu dipnotta okuyunca daha da fazla gülümsettiniz,elinize yüreğinize sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.. :)) Kızınızın partisinde benim de bir katkım olursa ne mutlu bana :))
      Güzel yorumlarınız için çok teşekkürler.. :)

      Sil
  9. en iyi sangria ankara da nerededir peki?

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...